Sınırsız Güç 5

“İhtiyacının olanı almamayı umursamıyorsanız, bunu istemeniz gerekmez.”

Mark Goulston

Kendinizi güçsüz hissettiğiniz oranda da, dışarısını kontrol altına alma ihtiyacınız artar. Sevgi dolu bir kişilik, hükmetmek yerine besleyip büyütmeye, üste çıkmak yerine güç kazandırmaya çalışır.

İnsanın duygusal sistemi kabaca ikiye ayrılabilir:

-Korku
-Sevgi

Sevgi bir kişiliğin içsel dünyasından, korku ise kişilikten kaynaklanır. Kişiliğin illüzyonu, öfke, hiddet, kin, nefret, kıskançlık ya da haset, yalnızlık, garez, keder, umutsuzluk, pişmanlık, yabancılaşma, acıma, uyuşukluk, suçluluk, gücenme, kendini aşağı ya da yukarı görme gibi korkuyu izleyen duygular tarafından yaratılır ve sürdürülür.

Böyle duygular kişiliği; insanlara, hayvanlara, dünyaya ve dünyayı paylaşan varlıklara karşı bencilliğe ve iş alanında, cinsel ve duygusal alanlarda başkalarını kullanmaya, yalan söylemeye, kurnazca yönlendirmeye, şiddete, vahşete, sabırsızlığa, alay etmeye, yargılamaya ve benzeri davranışlara iterler.

Korkunun altında güçsüzlük bulunur. Güçsüz -yönlerinize güç kazandırmak için dışarıya uzandıkça, bu boşlukların bu yolla doldurulamayacağını öğrenirsiniz. Bu yol, bir anlamda bilinçsizce öğrenme yoludur.

Korkunun öte yanında daima özgürlüğü bulursunuz. Özgürlük ve yeni bir hayat size sadece bir adım uzaklıktadır. Uzanın ve alın, tereddüt etmeyin. Unutmayın ki, tereddüt edenin sözünü keserler. Bir ip cambazının bir zamanlar söylediği gibi “ Yaşam bir ipin üzerinde yaşanır. Gerisi yalnızca beklemekten ibarettir.” Yaşamda ilerleyenler büyük hayaller kurup hayallerini gerçekleştirmek için gereken her riski alan kişilerdir. Korkularınız korktuğunuz şeylere güç verir. Yapmanız gereken en önemli şey korku illüzyonundan kurtulmanız. Çünkü gerçek olan iki çeşit korku vardır.

1-Düşme korkusu
2-Gürültü korkusu

Bu korkularda bize atalarımızdan miras olarak kalmıştır. Diğer korkularımız, (reddedilme, başarısız olma vb) illizyondur. Onları gerçekmiş konumuna getiren sadece ve sadece bizim zihnimizdir.

İçinde bulunduğunuz korkularınızla yüzleşin. Faaliyete geçin ve hergün cesaretle yaşayın. Ne kadar korkuyor olursanız olun, korkunun kapılarını kırın. Tek bir gün aslan olmak bir yaşam boyunca kuzu olmaktan iyidir.

Kendi davranışlarımız için sorumluluk almaktan kaçındığımızda bunu bir başka kişi, kurum ya da varlığa yüklemeye çalışarak yapıyoruz. Ancak bunu yapmak bu varlığa KENDİ gücümüzü vermek anlamına gelir. Herhangi bir şey için üstlenmemiz gereken suçları ya da sorumlulukları bir başkasına aktardığında, aslında bu sorunu kontrol edecek gücün olmadığını söylemiş oluyorsun. Yani başka insanları suçlayarak kendi gücünüzü kendi ellerinizle vermiş oluyorsunuz.

Bizi insan yapan şey, her birimizin belirli durumlar karşısında tepkilerimizi seçebiliyor olmamızdır. Başımıza gelen olayları yorumlayabilme yeteneğimiz bize insan olmanın verdiği en büyük ayrıcalıktır. Bu yüzden kendi koşullarınızın iyileşmesi için başkalarının değişmesini beklemeyin.

Kimse kimseyi değiştiremez. Birinden bir değişim bekliyorsanız bunu kendinizde yaratmalısınız. Değişim önce sizde başlar ve çevrenize doğru yayılır.

“Değişim zamanı aynı zamanda korku dolu anlar ve fırsatlar zamanıdır. Her şey, sizin ona karşı olan tutumunuza bağlıdır.”

Ernest C.WILSON

Mustafa Kılınç Şifreleri