Damlaydık, Şimdi Okyanus Oluyoruz

Size bugün, henüz tanıma fırsatını bulamadıysanız, kendini çok köklü bir soruna çözüm getirmeye adayan bir vakıfla tanıştırmak istiyorum;
Bu vakıf onbeş senedir bizim ülkemizin ağır kanayan bir yara olan kadına uygulanan şiddet ve bununla ilgili olan tüm sorun yumağına verimli faaliyetleriyle değişim yaratma çabasında.

KAMER VAKFI, doğu, güneydoğu ve kuzeydoğuda olmak üzere tam yirmi üç tane şubede faliyet gösteriyor. Çok küçük başlamışlardı, Diyarbakır çevresinde. Aslında bütün girişimler, bir öğretmenin kendi kendine sordu sorusuyla başlamıştı:

Nebahat Akkoç, KAMER'in kurucusu, ansızın eşini kaybettikten sonra, toplumda tek başına bir kadın olmak, ne kadar zor olduğunu fark etmiş;
" Peki, ben programlarıli bir kadınım, ekonomik özgürlüğüm de var. Ben buna rağmen sorunlar yaşıyorsam, uzak dağ köylerinde, okuma yazma bilmeyen, ekonomik özgürlüğü olmayan kadın ne gibi sorunlar yaşar, acaba? " , diye sormuştu kendine.

Bu sorunun cevabını bulma motivasyonuyla bir kaç arkadaşla yola çıkmıştı, Nebahat hanım. Cevabı da gecikmedi. Şiddetin her türlüsünden başlayıp, aslında kendi parasını kazanıp, daha bağımsız olmak isteyen, nasılları bilmeyen kadınlardan tutun, töre cinayetlerinin kadar giden kocaman bir sorun yığınıyla karşılaşmışlardı.

Diyarbakır'da küçük bir büroyla başlayan KAMER VAKFI, bugün ülkemizin doğu illerinde çok büyük, çeşitli yerlerden destek alan, olağanüstü özveriyle çalışan bir organizasyon haline geldi; şuanda her ilde iki sorumlu kişi olmak üzere, toplam yaklaşık altmışa yakın sabit çalışanı var. Hepsinde ortak bir şey paylaşıyor: Yüreklilik, Sevgi ve bu güçlü katkıda bulunma isteği, insanları daha iyi, mutlu ve bilinçli yaşanacak yarınlara olan o güçlü isteği.

Size biraz çalışmalarından bahis etmek istiyorum, tam olarak neler yapıyorlar :

FARKINDALIK ÇALIŞMALARI

Bu başlık altında, çeşitli toplantı ve bilinçlendirme çalışmaları var. Bu çalışmaların amacı, kadınları başta olmak üzere ve erkekleri mevcut sistemin farkına varmaları ve alternatif davranış yollarını göstermektir; Örneğin bir erkek, çocukluğunda şiddet gördüğü ise, ileride bir yetişkin olduğunda aynı şekilde yine eşine ve çocuklarına uygulayabildiğini gösteriyor. Bu kendini tekrarlayan çemberi kırmak için, bir konu olarak, aile ile çocuklar arasında iletişim alternatifleri gösteriliyor.

Geleneksel yapılarda yaşayan insanlar, büyüklerden gördükleri davranışları benimsiyor. " Bu hep böyleydi.." , inancıyla, bir kız çocuğun ileride evleneceği ve sonra da çocuk doğurup, evin idaresine bakacağıdır. Bu farkındalık çalışmalara gelen anneler, kendi çocuklarına verdikleri programlarıinde, bu rol ayırım çemberini kırmaları gerektiğini ve nasıl yapabildiklerini öğreniyorlar.
Bir gelin veya bir kızın kendini mesleki açıdan eğitmeye ve kendi ekonomik özgürlüğü hakkının var olduğunu öğreniyorlar. Bunun haricinde, çocuk besleme, sosyal haklar ve şiddetin ne olduğu konusu gibi, konular işleniyor.

Bu tür farkındalık çalışmaları uzak köylerde yaşayıp, gelemeyen kadınla için ev ziyaretleri olarak gerçekleştiriliyor. İkinci tür, kadınlı ve erkekli salon toplantıları ve mahalle çalışmalarıdır. Ondört hafta süren programlarda, her hafta çeşitli konular işleniyor. Yardım talebinde bulunan herkese bir çözüm yolu sunuluyor:
Hukuki danışmanlığa ihtiyaç olan, avukatla, psikolojik sorun yaşayan, psikologla görüştürülüyor çalışmak isteyen, meslek edinme kursalarına yerleştiriliyor, yazma okuma kurslarına gönderiliyor.
Bunun yanında bütçelerine katkı, kadınlar tarafından işletilen lokantaların yanında da,
evden ayrılamayan kadınlar için yöresel el işleri yapma imkanı var. ( Çanta, tekstil, keçe, gibi)
Altmış sabit çalışanın yanında destek verenlerin hepsi gönüllü çalışyor. Örneğin KAMER MARDİN şubesinin sorumlusu olan Sn. Tülay Elcioğlu'nun verdiği bilgiler doğrultusunda, sadece Mardin'de üç psikolog ve avukat hizmetlerini gönüllü olarak sunuyor, bunun yanında doktorlar, sosyologlar gibi branştan olanları da eklemek gerek.

Mardin'de örneğin sadece farkındalık çalışmaları başlığı altında son üç yılda toplam doksan tane mahalle ve salon toplantısı yapıldı ve. Ev ziyaretlerinde son üç yılda Mardin'de 8000 kadına ulaşılmış.

KAMER genel olarak, 1997 ile 2007 arasında 30.000 den fazla grup çalışması yapmış ve 5000 kadınla yaşadıkları şiddet konusunda birlikte çalışılmış.

Bu senenin hedefi, kırsal alanda daha etkin olmaktır.
Bununla birlikte, devlet birimlerinin de destek verdiği ( Baro, Valilik, Sağlık kurumlar, Müftülük, Nüfus Müdürlükleri, Emniyet Müdürlükleri ve Jandarma birimleri,...gibi.) toplam onaltı birimlerin desteklediği Acil destek merkezleri oluşturuldu.

7/24 acil durumda ulaşabilecek bir telefon hatları var, oradan ihtiyaca göre her türlü yardım sağlanır. En acil durum, bir namus kisvesi altında muhtemelen işlenecek olan bir cinayettir. Bu acil durumda olan kadınlara devlet birimleri ile birlikte yardım ediliyor. Şimdiye kadar, namus kisvesi altında muhtemelen işlenecek bir cinayet tehlikesi altında bulunan yakl. 600 kadına yardım edildi.

Nefes kesen hızda olan çalışmalar aralıksız, büyük bir inanç ve mütevazılık içinde yürütülmeye devam ediyor. Son yıllarda 2.500.000 km yol katedilmiş, Doğunun en ücra dağ köylerine kadar ulaşmışlar, kadınlar, daha iyi bir gelecek için...

" GELECEK İÇİN UMUDUMUZ VAR, DAMLAYDIK, OKYANUS OLUYORUZ.." diyorlar.

Sevgili dostlar, ilk başta KAMER MARDİN sorumlusu olan sevgili Tülay hn.'a bana verdiği tüm bilgilerden dolayı teşekkür ediyorum. Bu haftaki bu küçük köşe yazıdan olan umudum, onların bu özverili çalışmalarını biraz olsa, tanıtmaktı. Daha geniş bilgilere www.kamer.org.tr sayfasından ulaşabilirsiniz.
Bu sorunlar, hepimizin sorunudur, çünkü ülkemizin geleceği ile yakından ilgili.
Siz bu yazıyı paylaşırsanız, daha fazla insanlara yardım alma ihtiyacına cevap vermiş olursunuz. Hatta uzmansanız, size burada da ihtiyaç var....!!

İlginize teşekkür ederim,

Hepinize muhteşem bir hafta geçirmeniz dileğiyle,
Sevgiyle kalın..

Yazar: Aysel Çiçek

Mustafa Kılınç Şifreleri