Sanat Eserlerine Zarar Verenlerin Gerçek Amacı Ne?

LONDRA - Van Gogh imzalı bir manzara resmine makasla saldırmak, bir Rembrandt'ın bir eserine boya fırlatmak, Leonardo'nun bir çizimini ateşe vermek. Bu tür eylemleri hayal etmek bile insanın midesine kramp girmesi için yeterli. Bu şaheserlere asla sahip olmayacağız, ancak tahrip edilmeleri öfke yaratıyor. Galeriler genellikle sanat eserlerine yapılan saldırıları tartışmaktan kaçınıyor çünkü saldırıların daha da artmasından çekiniyorlar. Bu tür suçlar elbette sanatın antitezi; suçlular da yabani ya da dengesiz olmalı. Ama Tate Müzesi'ndeki yeni bir sergi güçlü bir karşı iddia ile geliyor: Bazı saldırılar anlam içerebilir, hatta tarihe ve sanata dair içgörüler sunabilir. 5 Ocak tarihine kadar sürecek "Sanat Saldırı Altında: İngiltere'de İkon Düşmanlığının Tarihi" sergisi, doğranmış tablolar, kafası koparılmış heykeller ve diğer tahrip edilmiş eserlerle sanat vandalizminin yüzlerce yıllık ortaya koyuyor. Tate'in başındaki Penelope Curtis, bu gösterinin beklediğinden daha fazla gerginlik yarattığını söyledi. Ancak ikon düşmanlığının anlamı üzerine düşünmenin değerli olduğunu da vurguluyor. Ne yazık ki, konunun olumsuz anlamda "güncel" olduğunu da ekliyor. Haziran'da bir adam, Kraliçe İkinci Elizabeth'in Westminster Abbey'deki bir portresinin üzerine spreyle boya sıkmıştı. Yine, Rothko'nun Tate Modern'deki duvar resmine geçen Ekim'de yapılan tahribatın restorasyonu aylar almıştı. Yine de Tate Müzesi'nin küratörleri İngiliz sanat eserlerine karşı yapılan saldırıların 500 yıllık geçmişini araştırırken ortaya koydukları bilimsel emeklerinden vazgeçmediler ve bunları tetikleyen üç ana nedeni ortaya koydular: Din, siyaset ve estetik. Serginin karşılaştığı zorluklardan biri, tahrip edilmiş sanat eserlerine bağımlı olmak. Eş-küratörlerden Tabitha Barber, 1966'da İrlanda Cumhuriyet Ordusu'ndan ayrılan bir grup tarafından Dublin'de vurulan İngiliz bir kahramanın anısına dikilmiş Nelson's Pillar'dan iki taş parçasını örnek veriyor. "Bu taş parçalarının yanından geçip, sadece birer taş parçasından ibaret olduklarını düşünebilirsiniz. Ama biz bunları bir sergiye koyduk ve etraflarını camla çevirdik. Yani bu parçaların bir gücü olduğunu söylüyoruz" diyor. İkon düşmanl ığının gücü, tarihi koleksiyonların sayısının tahribat nedeniyle bir hayli azaldığı İngiltere'de bilhassa belirgin. Örneğin Tate koleksiyonu, 1545'ten daha eskiye dayanan hiçbir eser içermiyor. Bunun en büyük nedeniyse, 8'inci Henry'nin Roma Katolik Kilisesi'nden ayrılmasının ardından din temal ı sanat eserlerinin yok edilmesi. Müzede en değer verilen eserlerden biri, Hazreti İsa'yı çarmıha gerilmesinin ardından tasvir eden 1500-1520 tarihli kireçtaşından yapılmış bir heykel. Saldırganlar, Hazreti İsa'nın acı çektiğini daha iyi göstermek için heykelin ensesini, ayaklarını, sağ kolunu ve sol dirseğini kırdı. 9 Temmuz 1776'da George Washington'ın New York'taki askerleri, bir Roma imparatoru kılığında at sırtında tasvir edilen 3'üncü George'un heykelinin etrafını iplerle sardı, onu aşağı çekti ve bin 800 kilo ağırlığındaki kurşun heykel yere serildi. Heykelin baş kısmı bir tavernaya taşındı; geri kalanıysa İngi l iz askerleri taraf ından kullanılmak üzere eritilerek 42 bin 88 kurşuna dönüştürüldü. Bir diğer hedef ise romancı Henry James'in John Singer Sargent tarafından yapılan ve Kraliyet Akademisi'nde sergilenen portresiydi. Saldırgan portredeki yüze satırla vurdu. James, "Satırı saplamadan önce üç kere vurmuş. Zaten kendimi çok kel ve şekilsiz hissederim ama tedavi edilebilir göründüğümü bilmek, sizi mutlu edecektir" diye yazdı. Daha sonra Sergent'ın kendisi tarafından onarılan eser, sergideki yerini aldı. Sergi , siyasi saldırı ların Irak'ın işgal inin ardından Saddam Hüseyin'in heykelinin devrilmesindeki yeni otorite iddiası gibi, güçle ilgili de anlamlar taşıdığını gösteriyor. Daha yakın zamanda ressamlar tahrifatı deneyimlediler. Goya gravürlerini satın alıp üzerlerine palyaço resimleri ve köpek kafaları çizmeleriyle tanınan Jake ve Dinos Chapman, sergide 19'uncu yüzyıl dönemi portrelerini satın alıp oturan kişiyi çürüyormuş gibi gösterecek şekilde değiştirdikleri "One Day You Will No Longer Be Loved" isimli koleksiyonla temsil ediyor. Sanat eseri tahrifatı, rahatsız edici soruları gündeme getiriyor. Bazıları Chapman'ların davranışının, adını Rothko'nun bir eserinin üzerine yazan ve bu yüzden iki yıl hapse mahkûm olan adamın davranışıyla aynı olduğunu söylüyor. Ama arada büyük bir fark var: Chapman'lar tahrif etmeden önce sanat eserini satın alıyorlar. New York'taki Columbia Üniversitesi'nden sanat tarihi profesörü David Freedberg, "Nasıl oluyor da sanat bu kadar önem taşıyor ve insanlar onu tahrif etme zahmetine giriyor? Hep söylediğim gibi, sanat sevgisi ve sanat nefreti, aynı madalyanın iki yüzüdür" diyor.

TOM RACHMAN

Mustafa Kılınç Şifreleri