Gerçek Öykülere Sanatsal Nefes

Arka planda sunucunun sesi, konuşan yüzler ve gerçek hayatı temel alan olay örgüsü gibi geleneksel belgesele ait tüm özellikler değişiyor ve kurgu dünyasının yöntemleri benimseniyor. Suç üzerine film tekniklerini kullanan, "Dirty Wars" isimli Oscar adayı filmin direktörü Richard Rowley, "Piyasaya çıkan filmlere belgesel demek biraz yanlış olur. Sanki öyküyü anlatanlar değil de gelecek nesillerin, hayatın burada nasıl olduğunu görmesi için kayıt dosyalayan stenograflar gibiyiz. Fakat iyi yapılmış bir kurgu filmi kadar derin ve dönüşümsel olan devasa bir belgeseller topluluğu üretiliyor" diyor. Bu eğilim; Endonezya'daki toplu katliamı anlatan, ölüm mangalarının halen hayatta olan üyeleri tarafından yeniden sahnelenmesine güvenen Oscar adayı belgesel "The Act of Killing"de; Kamboçya'daki soykırımı konu alan "The Missing Picture" ve Nepal'deki bir teleferikte geçen ve önümüzdeki ay New York sinemalarında açılışı yapılacak olan "Manakamana"daki kadar belirgin bir şekilde görülüyor. "The Missing Picture" belgeselinde Rithy Panh; aile kayıtlarının yokluğu ve resmi dokümanların yetersizliği gibi sorunlarla yüzleşti. Üç boyutlu modeller olarak kilden yapılmış figürler kullandı. Bu figürleri bulabildiği her tür grenli arşivsel metraja Khmer Rouge şarkıları ve konuşmalarıyla, hayal ve fantezi serisiyle, evham verici ve şiirsel Fransızca öyküleme ile üstünü kapattığı rahatsız edici bir hakikatle karıştırdı. 49 yaşındaki Panh, "Bir filme başlarken belgesel mi yoksa kurgu mu olacağıyla pek ilgilenmem. Belgesel filminde ne zaman bir sahne çekmek için hazırlansanız, kendinize sinematografik yaklaşımınız hakkında sorular soruyorsunu z." Yaratıcı huzursuzluk ve formla mücadele, gelecek ay gerçekleşecek olan Lincoln Center'daki New York Film Topluluğu belgesel festivali "Art of the Real"e güç veriyor. Festival programının bildirisinde, "Öğreneceğimiz belgesel, özellikle Amerika'da şekilden çok içeriğe, estetikten çok bilgiye vurgu yapıyor" yazıyor ve "belgeselin de nihayetinde bir sanat olarak addedilmesinin gerekli olduğu" ekleniyor. Şekilsel deneylerin merkezlerinden biri de Harvard Üniversitesi. Bu yılın Oscar adayı belgesellerinin yönetmenlerinin üçü burada çalıştı. "Sensory Ethnography Laboratory" (Duyumsal Etnografya Laboratuarı), "Leviathan" ve "Manakamana" gibi filmler için bir kaynak olarak hizmet veriyor. Nepal'deki bir teleferikte birbirleriyle konuşarak, manzarayı izleyerek ve enstrüman çalarak seyahat eden yolcuları gözlemleyen, 10 ila 11 dakikalık bölümlerden oluşan "Manakamana" belgeselinin yardımcı yönetmeni Pacho Velez, "Çok sayıda belgesel film; bilgilendirmek, eğitmek veya açıklamak maksadını güdüyor. Filmlerimde yapmaya çalıştığım ve Sensory Ethnography'nin yapmaya çalıştığı şey, tahrik etmek veya ilgi çekmek" diyor. Bu ihtilaflı bir yaklaşım. "The Missing Picture" yabancı dilde en iyi film Oscar adayı olarak gösterildi fakat belgesel final listesinde yer almadı. Sarah Polley'in yenilikçi belgeseli "Stories We Tell", Writers Guild ve Directors Guild ödülleri için aday gösterilen ve Writers Guild ödülünü kazanan tek belgesel olmasına rağmen aday gösterilmedi. Akademi'nin belgesel dalı Polley'ı "tekrar yapılmış" film ile amatör filmleri karıştırmasından ötürü ödüllendirmekte tereddüt etti. Uluslararası Belgesel Birliği yöneticisi Michael Lumpkin, "İnsanlar kandırıldıkları için üzgündü, kızgındı. Ancak bunun ilginç bir seyir deneyimi yaşattığını hissettim ve öfkeyle tepki vermedim. Şayet iyi bir film ise niçin umurumda olsun ki?" diyor.

LARRY ROHTER

Mustafa Kılınç Şifreleri